Spinoza’nın Tanrısı

Einstein’ın ABD üniversitelerinde konferans verdiğinde öğrencilerin ona sık sık sordukları soru:

-Tanrı’ya inanmıyor musun?…

Einstein hep şu cevabı verirdi:

“Spinoza’nın tanrısına inanıyorum”.

Aydınlanmanın erken dönem düşünürlerinden olan Spinoza, evren ve kişi hakkında modern görüşler ortaya sürerek öncü ahit eleştirileri yapmış ve zamanla 17. yüzyıl felsefesinin en önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmiştir.

Baruch Spinoza, 1632 yılında Hollanda’nın Amsterdam şehrinde Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, fakat bir zaman sonra (1656) görüşlerinden dolayı Yahudilikten aforoz edilmiştir. … Spinoza için Tanrı doğadır, doğa da Tanrı’dır. Spinoza‘nın tanrı inancı bir nevî panteizmdir.

*Spinoza’nın tanrısı ya da doğasına göre Tanrı şöyle derdi:

[Dua etmeyi ve boşuna göğsüne yumruk atmayı bırak!

Yapmanı istediğim tek şey, dünyaya çıkıp hayatının tadını çıkarmandır.

Eğlenmeni, şarkı söylemeni ve senin için yaptığım her şeyin tadını çıkarmanı istiyorum..

Kendi inşa ettiğin tapınaklara gitmeyi de bırak. Oraların benim evim olduğunu söylüyorsun !

Benim evim dağlarda, ormanlarda, nehirlerde, göllerde, plajlarda ve senin kalbindedir..

Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak; çünkü ben sana hiçbir zaman yanlış bir şey olduğunu ya da günahkar olduğunu ya da cinselliğinin kötü bir şey olduğunu söylemedim!

O yüzden seni inandırdıkları her şey için beni suçlama..

Benimle hiçbir ilgisi olmayan ve anlamadığın halde sözde kutsal yazıları okumayı da bırak;

Gün doğumunda, bir manzarada, arkadaşlarının dostluğunda, küçük bir çocuğun gözlerinde beni okuyamıyorsan, henüz yazının bilinmediği devirlerde benim adıma yazıldığı iddia edilen hiçbir kitapta beni bulamazsın !

Bana güven, ama önce kendine güven ve herşeyi benden istemeyi bırak;

Bana işimi nasıl yapacağımı sen mi söyleyeceksin?

Benden korkmayı da bırak çünkü ben öcü değilim ve seni yargılamıyorum, seni eleştirmiyorum, sana sinirlenmiyor, seni rahatsız etmiyorum, asla seni cezalandırmıyorum. Beni sadece sevmen yeterlidir..

Benden özür dilemeyi de bırak; çünkü affedilecek bir şey yok. Eğer seni ben yarattıysam, seni özgür iradenle donattım. Sana verdiğim akıl ve iradeni kullanarak yaşıyorsan seni nasıl suçlayabilirim?

Seni sen olduğun için nasıl cezalandırabilirim?

Bir yaratıcı bunu nasıl yapabilir?

Her türlü emirleri unut, her türlü yasayı unut; bunlar seni manipüle etmek için, seni kontrol etmek için, senin suçluluk hissetmeni isteyenlerin kurgusudur. Bunlara inanma, sadece kendi aklını kullan..

Kendine saygı göster ve kendin için istemediğin şeyi başkalarına da yapma. Senden tek istediğim hayatına dikkat etmen. Çünkü bu hayat ne bir test, ne bir basamak, ne bir adım, ne bir prova ne de cennete giden bir yoldur.

Ben seni tamamen özgür kıldım;

Ödül yok, ceza yok, günahlar yok, erdem yok, kimse skor taşımıyor, kimse kayıt tutmuyor.

SADECE SEVGİ VAR..!!!

Ancak hayatında bir cennet veya cehennem yaratmak için kesinlikle özgürsün.!!

Bu hayattan sonra bir ne olup olmadığını söyleyemem, ama sana bir tavsiye verebilirim ; Bu hayattan sonra bir şey yokmuş gibi yaşa. Düşün ki bu hayat senin zevk alman, sevmen ve var olman için vardır, yani hiçbir şey yoksa, sana verdiğim bu yaşama fırsatından zevk almış olacaksın. Ama eğer bir şey varsa, orada da sana iyi mi kötü mü diye sormayacağım.. Sana soracağım tek şey, beğendin mi? Eğlendin mi? En çok neyi beğendin? Yaşamında ne öğrendin ve hangi güzel işleri yaptın olacaktır..

Bana inanmayı bırak; inanmak tahmin etmek, hayal etmektir. Bana inanmanı istemiyorum, beni kendinde hissetmeni istiyorum. Beni sevmen yeterli..

Övülmekten sıkıldım, teşekkür edilmekten bıktım. Minnettarlık hissediyor musun? Bunu kendine, sağlığına, ilişkilerine ve dünyaya göz kulak olarak ifade et. İzlendiğini mi hissediyorsun?… Neşeni ifade et! Beni övmenin doğru yolları bunlardır..

İşleri zorlaştırmayı bırak ve benim hakkımda birilerinin öğrettiklerini papağan gibi tekrarlamaktan vazgeç..

Emin olabileceğin tek şey burada olduğun, ve yaşadığındır..Nitekim bu dünya harikalarla doludur.. Etrafına baktığında beni görecek ve hissedeceksin.. Neden daha fazla mucizeye ihtiyacın var ki?

Beni dışarıda ararsan bulamazsın.

Beni sadece kendi içinde bulursun.]

Hayatını Nasıl Yaşıyorsun?

Sevgili Alfred

“Ben hayatımı yaşıyorum, yaşamak istiyorum” diyenlere kriter getirmiş. Aşağıdaki maddeleri 4’te 4 yapıyorsan “Helal sana”.

1.Dans et,
Sanki seni hiç kimse izlemiyormuş gibi.

2.Sev,
Sanki önceden hiç incinmemiş gibi.


3.Şarkı söyle,
Sanki seni duyabilecek kimse yokmuş gibi.

4.Yaşa,
Sanki cennet bu hayatın kendisiymiş gibi…

(Bence bunları “4’te 4” yapana değil yaptırana bakmalı!)

.

.

Varna

İlk yurtdışı gezisi balkanlara nasip oldu.İzmit depreminin yıldönümünde biz yollarda idik.Saat :11gibi Bulgaristan a giriş yaptik.İlk izlenim sakin sessiz kurallara uymayi teşvik eden bir hava vardi.İlk durağımız “Burgas” Börek aldığımız yer türk le karşılaştık .Sonra sahilde bir park gezdik . Motorların yanina geldigimizde bir genç vardi .Tabii ki o da Türk mus.biraz sohbet ve Varna:

Daha once duydugum (Nazım Hikmet bir ara burada yaşamış) bir şehir gezmeye değer bir şehir. Şimdi saat gece 11 sahilde kamp attik.

Sabah çadırımda dalga sesleri ile uyanacagim.

17 Ağustos 2017 Varna Bulgaristan

(Bu yazıyı 2017 Balkan gezisinde taslak olarak buldum.Yayınlamak şimdiye nasip oldu.)

19 Mayıs

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlattığı kıvılcım bütün Anadolu’yu saran büyük bir yangına dönüşmüş, bu yangın gericiliği yok etmiş.Modern TÜRKİYE CUMHURİYETİ ni yaratmıştır.

Geçmişe özlem duyan gerici kalıntılarının çabası nafiledir.

Doğum günüm 19 Mayıstır diyen, emperyalizmin ezberini bozan,asrın lideri GAZİ MUSTAFA KEMAL e selam olsun.

Dans et benimle

“Müzik ruhun gıdasıdır.”

“Müzik evrenseldir”

dedirten, romantik moda sokan,hüzün ve mutluluğu bir araya getiren Leonard Cohen şarkısı: Dance Me To The End Of Love

Danset Benimle Aşkın Sonuna Dek
Güzelliğinle danset benimle şiddetli bir viyolin eşliğinde
Telaş içinde danset benimle güvenlice buluşana dek
Kaldır beni bir zeytin dalı gibi ve eve doğru giden güvercinim ol
Danset benimle aşkın sonuna dek
Danset benimle aşkın sonuna dek

Güzelliğini görmeme izin ver seyirciler gittiği zaman
Oyununu görmeme izin ver babylonda yaptıkları gibi
Yavaşça göster bana sınırlarının ne olduğunu
Danset benimle aşkın sonuna dek
Danset benimle aşkın sonuna dek
Düğünde şimdi ben de, danset benimle ve danset
Danset benimle usulca ve danset benimle çok uzun
Biz ikimiz aşkımızın altındayız, biz ikimiz yukarısında
Danset benimle aşkın sonuna dek
Danset benimle aşkın sonuna dek
Danset benimle doğmayı bekleyen çocuklara kadar
Danset benimle öpücüklerimizin eskittiği son perde içinde
Sığınacak bir çadır kur şimdi, her ipliği yırtılmış olsa da
Danset benimle aşkın sonuna dek

Güzelliğinle danset benimle şiddetli bir viyolin eşliğinde
Telaş içinde danset benimle güvenlice buluşana dek
Dokun bana çıplak ellerinle ya da dokun bana eldiveninle
Danset benimle aşkın sonuna dek

HERKES KENDİ ZAMANINDA YAŞAR

New York California’dan 3 saat ileride ancak bu California’yı yavaş yapmaz.

Kimi 22 yaşında mezun olur ama sağlam bir iş bulmak için 5 sene bekler.

Kimi 25 yaşında ceo olup 50 yaşında ölürken kimi 50 yaşında ceo olur 90’ı görür.

Kimi evlenirken kimi bekar kalır.

Obama 55 yaşında emekli oldu trump 70 yaşında görevine başladı.

Bu dünyadaki herkes “kendi zamanına” göre yaşar.Etraftaki bazı insanlar senden bir adım ileride gözükebilir, bazıları ise senin yerinde gözükebilir.Ancak herkes kendi yarışında, kendi zamanında.Onlara kıskançlık da besleme taklit de etme. Onlar kendi zamanında sen kendi zamanında yaşayacaksın. Hayat harekete geçmek için doğru zamanı beklemektir.

Yani sakin ol.Geç kalmadın.

Erken de değil.

Tam zamanında yaşıyorsun.