Doğal Taşlar ve Özellikleri

Akik Taşı Özellikleri

Vücudun gerginlik olan bölgelerine sıcaklık hissi verir, gerginliği azaltır. Enerji verir. Taşıyan kimseye güç ve keyif verir. Fiziksel canlılığı arttırır, tembelliği giderir. Yüzük olarak kullanıldığı zaman insanın kendine güvenini arttırır. Canlı ve enerjik bir yapıda olduğu için kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlarda olayların iyi yönlerini görmenizi sağlar. Akik taşını ceplerinde taşıyan çocukları ise olumsuz duygulardan korur.

 

 

Akuamarin Taşı Özellikleri

En çok tercih edilen ve en değerli taşlardan biridir. Değerini arttıran en önemli özellikleri şeffaflık derecesi, renginin koyuluğu ve içinin temiz olmasıdır. Kendinize olan güveni arttırır. Boğaz ağrılarına, bronşite, solunum yolları rahatsızlıklarına ve tiroit bezi rahatsızlıklarına iyi gelir. Psikolojik hastalıkların tedavisinde etkilidir. Sezgileri kuvvetlendirir. Bereket ve uğur taşı olarak da bilinen akuamarin taşı, strese ve gerginliğin de düşmanıdır. Aşırı sinirli, gergin ve sinirli bir insansanız daha huzurlu bir yapıda olmanızı sağlayacaktır.

 

 

 

Amazonit Taşı Özellikleri

Adını Amazon Nehri’nden alır. Bunun sebebi de şekil ve rengini bu nehirden almasıdır. Mücevher yapımında ya da dekoratif amaçlı kullanılır.

Rahatlatıcı, sakinleştirici ve huzur vericidir. Kişinin kendini ifade etme gücünü arttırır. Kalp, kaslar ve sinir sistemi ile ilgili olan amazonit taşı, kişinin yaşamına anlam katar, değişimleri kabullenmeyi kolaylaştır. Kalsiyum yetersizliğine iyi gelir, diş çürümelerini engeller. Akıl gücünü arttırır, anlayışı ve kavrama gücünü pekiştirir. Duygusal yaraların iyileşmesini hızlandırır. Ayrıca iletişimin de iyileşmesine yardımcıdır.

 

 

 

Ametist Taşı Özellikleri

Yüzyıllar boyunca birçok uygarlıkta beğeniyle kullanılmıştır. Asya ve Mısır’da da mühür olarak kullanıldığı ile bilinir. Kuvars ailesinden olan ametist, mor ya da mor-mavi renklere sahiptir. Şifa bakımından da en güçlü taştır.

Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı, bedendeki fazla elektriği toplayarak beyin gücünü yükseltir. Bulunduğunuz ortamda herhangi bir yerde durması bile olumsuz enerjileri yok edip, pozitif enerjiye dönüştürmesi için yeterlidir. Uykusuzluğa iyi gelir. Cilt hastalıklarına, migrene, alerjiye, göz hastalıklarına karşı da etkilidir. Sürekli yanınıza taşıyabileceğiniz bir taş olduğu için size her zaman fayda ve enerji sağlar.

 

 

 

Aventurin Taşı Özellikleri

Metalik parıltılar saçan bu taş, tanecikli bir yapıya sahiptir. Şans taşı olarak bilinir. Duygusal bakımdan dengeleyicidir ve depresyona karşı da etkilidir. Kendinizi mutlu hissetmek için kullanabilirsiniz. Özellikle kalp sağlığı açısından yararlıdır. Kalbin yanına yerleştirildiği zaman sizi diğer insanların olumsuzluklarından korur. Açık yürekli olmanızı sağlar. Aventurin taşını göğsünüzden direkt olarak cildinize temas ettirmek en iyi yoldur. Hayal kuranların taşı olarak da bilinir. Kendisini sınırlandırmış ya da engellemiş düşünce kalıplarının içinde bulan insanlara iyi gelir. Kendi bildiğini okuyan gençler için de en uygun taştır.

 

 

 

Ay Taşı Özellikleri

Ay’ın parıltısını taşıdığına dair söylentiler vardır. Bu nedenle ismini Ay’dan almıştır. Lenfotik sitemdeki bozuklukları da yok eder. Tutumlarınızda daha esnek olmanızı sağlar. Kramplara, bacak ağrılarına ve sırt ağrılarına iyi gelir. Oburluğa karşı oldukça etkilidir. Duygusal dengeyi sağlar, egoya ve nazara karşı iyi gelir. Hindistan’da kutsal taş olarak kabul edilir.

 

 

 

Havlit Taşı Özellikleri

Dişler ve kemikler üzerinde olumlu etkileri vardır. Kalsiyum dengesini sağlar. Farkındalığı arttırır. Öfkeyi ve kızgınlığı engeller. Sanatsal duyarlılığı ve ifadeyi kuvvetlendirir. Bencilliği yok eder. Huzur ve sakinlik verir. Kişinin kendisiyle barışık olması üzerinde etkilidir.

 

 

Hematit Taşı Özellikleri

Demirin başlıca kaynaklarından biridir. Narin bir taş olarak bilinir. İşlenirken de çok titiz bir çalışma yapmayı gerektirir.

Kan dolaşımını düzenler. Dalağın düzgün çalışmasını sağlar. Bel soğukluğuna karşı etkilidir. Saçların daha gür çıkmasını sağlar. Hafızayı kuvvetlendirir. Stresi azaltarak enerji ve canlılık verir. Kan taşı olarak da bilinen bu taşın en yaygın rengi kırmızı-kahverengidir. Siyah, gri, sarı, kahverengi gibi farklı renklerde de bulunabilir. Hematit, pigment olarak da kullanıldığı için çelik üretiminin temel mineralidir.

 

 

İnci Özellikleri

Tıpkı kemiklerimiz ve dişlerimiz gibi kalsiyumdan oluşur. Kemik ağrılarında ve migrende etkilidir. Olumsuz duyguları ortadan kaldırıcı etkileri vardır. Sezgilerin kuvvetlenmesini sağlar. Beyaz, pembe, gri ya da siyah renkte olabilir. Kuran-ı Kerim’de de bahsedilen birkaç değerli taştan biridir. Hadis-i Şeriflerde ise cennetle bağdaştırılmıştır. İnci, temizliğin, iffetin, sevginin, şefkatin, ışıltının, gizemin, başarının, mutlu bir evliliğin simgesidir. Evlilik hediyelerinde de sıklıkla tercih edilir. Taşların kraliçesi olarak da bilinir.

 

Jasper Taşı Özellikleri

Toprak elementini temsil eden taştır. Kendinizi sağlıklı ve güçlü hissetmenizi sağlar. Güçlü ve tedavi edici taşlardan biridir. Karaciğer, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir. Mide ve böbrekler için de faydalıdır. Güç ve cesaret taşıdır. Tüm çakraların dengelenmesine yardımcı olur. Kırmızı, sarı, kahverengi ve karışık renklerde bulunur. Jasper, sevginin simgesi olan bir taştır.

 

 

 

Kalsedon Taşı Özellikleri

Kuvars taşının bir alt türüdür. Genel olarak mavi-beyaz renklerde bulunur. Hititliler’den bu yana Anadolu’da kullanılan kalsedonun uluslararası adı, Romalılar döneminde ihracat faaliyetleri arasında ilk defa kullanılmıştır.

Göz ile ilgili sorunlara iyi gelmesi özelliği ile bilinen kalsedon, ruh ve beden arasındaki dengeyi de sağlar. İletişim yeteneğini arttırarak kişilerin duygularını ifade edebilmesi için gerekli olan cesareti ve isteği de sağlar. Koruyucu özellikleri olduğundan nazara karşı da kullanılabilir. Değişikliklere adaptasyonu kolaylaştırır.

 

 

Kaplan Gözü Taşı Özellikleri

Bağımsızlık taşı olarak da anılır. Bunun sebebi de taşın üzerinde taşıyan kişileri başka insanlara karşı daha az bağımlı yaptığına inanılmasıdır.

Kâbus gören çocuklar için faydalıdır. Sindirim sistemi, dalak ve pankreas için de faydalı etkileri vardır. İnsanların iyi taraflarını görmenizi sağlar. Güç ve cesaret taşıdır. Pürüzsüz yüzeyini okşayarak dertlerinizi hafifletebilirsiniz. İnatçılığı azaltır, kişinin olaylara daha net bakmasını sağlar, nazardan korur. Astım hastaları için faydaları vardır. Hayatının bir amaçtan yoksun olduğunu düşünen insanlara kişinin amacını hatırlatır. İlişkide bulunduğunuz insanlarla aranızda telepatik bir iletişim kurmanızı da sağlayabilir.

 

 

 

Kalsit Taşı Özellikleri

Dünya üzerindeki en yaygın minerallerden biridir. Bol miktarda bulunduğu ve geniş alana yayıldığı için çok çeşitlidir. Yararları açısından da zengindir. Öğrenme yeteneğini geliştirdiği için özellikle öğrenciler için faydalıdır. Kişinin kendisiyle barışık olmasına ve iç huzura ulaşmasına yardımcıdır. Bir ortamdaki negatif enerjiyi temizlemek için kullanılabilir. Koruyucu bir aş olan kalsit, genelde koleksiyonluk ya da aksesuar olarak değerlendirilir.

Kehribar Taşı Özellikleri
Ağaç reçinesinin fosilleşmiş halidir. Genel olarak baltık ülkelerde bulunduğu için “Baltık Amber” diye de bilinmektedir. Aşırı derecede saydam, hafif ve yumuşaktır. Sarı veya kırmızı renkte bulunan kehribarın bir takım faydaları da şöyledir: Astım, guatr, soğuk algınlığı, bronşit ve alerji tedavisi için boyun bölgesinde kullanılır. Ağrıyan yerlere koyulduğunda ağrıları hafifletir. Elektrik yükünü azalttığı için depresyona karşı da faydalıdır. Hayatın güzel yanlarını fark etmenizi ve neşeyle dolmanızı sağlar. Para getiren bir taş olduğu düşünüldüğünden kasalara konulur. Depresyona da iyi gelir. Alerjileri önlemekle kalmaz, aynı zamanda iyileştirir de.
Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Psikolojik takıntılara karşı da iyi gelir. Melankolik ruh halini önler.

 

 

Kuvars Taşı Özellikleri

Dünya üzerinde çok geniş bir alanda bulunur. Sert ve katı mineral grubudur. Genelde içinde donmuş bir su damlası vardır ve kırıldığında tekrar suya dönüşür. Asırlardır tedavi alanında kullanılan kuvars, günümüzde de bu alanda kullanılmaktadır. Zihinsel konsantrasyonu kuvvetlendiren bir taştır. Telsiz, bilgisayar ve cep telefonlarından oluşan radyasyonu toplar. Beyin fonksiyonlarını uyarır. Kişinin çevresinde oluşan negatif enerjiyi yok eder ve pozitif enerji yükler. Tene temas ettirilip kıyafet altında taşındığı zaman, kişiyi diğer insanların negatif enerjilerinden korur. Göz için sağlıklıdır. Sindirim ve kan dolaşımı sitemini de zinde tutar.

 

 

 

Labradorit Taşı Özellikleri

Kanada’daki Lebrador sahillerinde çıkarılır. İsmini de bu sahillerden almıştır. 1970 yılında da Trakya Bölgesi’nde bu taşa rastlanmıştır. Kanada, Madagaskar, Finlandiya, Rusya, Hindistan ve Norveç’teki maden yataklarında işletilir.

Güncel yaşamı ve geçmişi çözümlemeye yardımcı olur. Ruhsal olarak gelişme amacıyla kullanılır. Daha iyi odaklanmanızı ve konsantre olmanızı sağlar. Bu nedenle sınavlar gibi yüksek dikkat gerektiren durumlarda kullanılabilir. Gözler için de faydalıdır. Gece görüşünü güçlendirir. Kan basıncını düşürür. Kalsiyum eksikliğine iyi gelir.

 

 

Lal Taşı Özellikleri

Çok özel bir taştır. Kalp şeklinde olanları sevgili ve eşleri temsil eder. Nar taşı ve granat taşı olarak da bilinir. Şefkat ve sevgiyi temsil eder. Görsel olarak da harika bir yapıya sahiptir. Kolye, tesbih, bilezik, küpe gibi takılarda kullanılabilir.

Bel ağrılarını geçirmede etkilidir. Hassas kişilerin bu taşı kullanması daha doğrudur. Hafızayı kuvvetlendirir, geçmişi hatırlamanıza yardımcı olur. Hayal gücünü kuvvetlendirir. Enerjisi damarlar için faydalıdır. Kuvars ile kullanıldığı takdirde etkisini arttırır. Lâl taşı, renginden dolayı da sevilen ve kullanılan bir taştır.

 

 

 

Lapis Taşı Özellikleri

Gece taşı olarak da adlandırılır. Yarı saydam ya da opak bir görüntüye sahiptir. Kireç taşının mineraller ile birleşerek oluşturduğu bir taştır. Afganistan, Pakistan, İtalya, Angola, Sibirya başlıca çıkarılan yerlerdir.

Lapis, kemikleri kuvvetlendirir. Çocukların solunum yolu hastalığından korunmasını sağlar ve korkularından uzaklaştırır. Tiroid bezlerini de harekete geçirir. Tansiyonu düzenler, fiziksel yetenekleri ve iletişim yeteneğini güçlendirir. Düşünceleri netleştirir ve düşüncelerinize yoğunluk kazandırır. Yaydığı enerji hassas kişilerde baş dönmesine neden olabilir. Kaygıyı azaltır ve canlılık verir. Bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır.
Mercan Taşı Özellikleri

Şifalı taşlar arasında kırmızı grupta yer alır. Organik deniz canlılarının iskeletlerine verilen addır ve saf kalsiyumdan oluşmuşlardır. Dünyanın tüm sıcak denizlerinde bulunur.

Sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığının tedavisinde kullanılır. Kalbi ve dalağın yanı sıra, kişinin ruhsal anlayışını da güçlendirir. Arkadaşlar arasında ve aile içinde saygınlığın güçlenmesine yardımcı olur. Bilinçli ve kararlı olmayı, olumsuz yargılamalara karşı da güçlü olmayı sağlar. Eleştiri ve zıtlaşmalar karşısında kararlığı sürdürür. Nazara karşı kullanılır, kalbi ve dalağı kuvvetlendirir. Düşman ve rakiplere karşı güçlü olmasını sağlar.

 

 

 

Obsidyen Taşı Özellikleri

İnsanlık tarihinin hemen her döneminde kullanılmıştır. Zengin miktarda mineral içerir. Yapılan arkeolojik kazılarında, bu taştan yapılan birçok takıya rastlanmıştır. Spa merkezlerinde de sıklıkla kullanılır.

Bu taş, karaciğerin temizlenmesinde faydalıdır. Kızgınlık ve öfke duygularının yok edilmesine yardımcı olur. Vücudun elektriğini boşaltmak için en uygun taşlardan biridir. İçinizdeki ışığı fark etmenizi sağlar. Ağrı taşı olarak bilinir.

 

 

 

Oniks Taşı Özellikleri

Şifalı taşlar arasında siyah renk grubunda yer alır. Pozitif düşünce üzerinde çok etkilidir. Konsantrasyonu sağlar. Kadın-erkek ilişkilerini dengeler ve kuvvetlendirir. Kötü kaygılara karşı etkilidir. Gelecek kaygısını da yok eder. Kişinin bağımlılıklarından kurtulmasına yardımcı olur. Nazara karşı kullanılır. Kişiyi enerjisiyle destekler. Şans taşı olarak da bilinir. İnsanları aşırı yoğun duygulardan korur ve hata yapma riskini azaltır.

Sedef Taşı Özellikleri
Sedef taşı organik kökenlidir. Özellik bakımından da en güçlü taşlardan biridir. Toprak enerjisini bedene verir ve vücutta dinçlik oluşturur. Kansızlığa iyi gelen sedef taşı, kan yapımına da yardımcı olur. Böbrek, karaciğer, mide, bağırsak, dalak ve mesane hastalıklarına karşı yararlıdır. Baş dönmesine iyi gelir. Çevredeki insanlara olumlu yaklaşmamızı sağlar. Güç ve cesaret taşı olarak da bilinen sedef taşı, bedendeki toksinleri temizler.

 

 

 

Sitrin Taşı Özellikleri

Rengini bünyesinde az bulunan demirden alır. Saydam ya da yarısaydam bir görünüme sahiptir. Tüccar taşı olarak da anılır. Bunun sebebi ise eskiden ticaretle uğraşan insanların, bu taşı kasalarında saklamaları ve bereketli olduğuna inanmalarıdır.

Sitrin taşının başarı getirdiğine inanılır. Ortamdaki istenmeyen enerjilerin engellenmesi için kullanılır. Zihinsel berraklığı ve kişinin kendine güvenini arttırır. Kendine güvensizlik, şüphe etme ve sinirlilik durumlarında güven verir. Taşıyan kişiye neşe ve mutluluk duyguları verir. Sivilceleri yok eder, cilt hastalıklarından korur. Bağımlılıklardan kurtulmaya yardımcı olur. Aile bireyleri arasında da birlik ve beraberlik oluşturur.

 

 

 

Firuze-Turkuaz Taşının Özellikleri

Sadakat, dostluk ve iletişim taşıdır. Kemiklerin sağlığı açısından da son derece önemli bir taştır. Öksürüğü hafifletir, akıl ve mantık gücünü geliştirir. Kaygıyı teskin eden bu taş; tansiyonu düzenler ve kalp hastalıklarına iyi gelir. Sindirim problemleri için kemer tokası, bileklik ya da yüzük olarak da kullanılabilir. Takı olarak da her gün kullanılabilir. Özellikle gümüş içine gömüldüğünde etkisi daha da artar ve dengeyi sağlar. Kederli ya da bir olayın şokunu yaşayan insanlara ihtiyacı olan huzur duygusunu verir.

Turkuaz, boğa, başak, akrep, yay, oğlak ve balık burçlarının taşı olarak da bilinir.

 

 

 

 

Yeşim Taşı Özellikleri

Mutluluk taşı olarak bilinir. En değerlileri Burma’dan çıkarılır. Bu ülkeyi sırasıyla Kanada, Kolombiya, ABD, Çin ve Tibet takip eder. Çinliler tarafında yüzyıllarca değerli bir taş olarak sayılmıştır.

Jade taşı, dişler için faydalı bir taştır. Diş problemlerine ve ağrılarına iyi gelir. Pisliklerin bedenden atılmasına yardımcı olur. İnsanların aşırıya kaçan duygusallıklarını engeller. Elde tutulduğunda ise ısınarak rahatlatıcı bir etki verir. Kendisini taşıyan kişilere cesaret, akıl ve adalet duyguları verir. Korku ve endişeden kurtarır, hücreleri yeniler. Düşüncelerinizi netleştirerek ifade etme yeteneğini arttırır. Yüksek tansiyonu da düzenleyerek normal seviyeye indirir

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Cicero’nun teorisi

Cicero teorisi cemiyetin yapısını inceleyen teoridir.

1- Fakir, Çalışır.
2- Zengin, Sömürür,
3- Asker, her ikisini de korur,
4- Mükellef, üçü için öder,
5- Serseri, dördünün adına istirahat eder,
6- Ayyaş, beşi için içer,
7- Bankacı ilk altıyı dolandırır,
8- Avukat, ilk yediyi kandırarak savunur,
9- Hekim, sekizini de öldürür,
10- Mezarcı, dokuzun uda gömer,
11- Politikacı, 10’lar sayesinde yaşar.

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Propolis nedir?

       Propolis, arıların bitki sap, yaprak ve tomurcuklarından topladığı güçlü antibakteriyel ve antioksidan etkilere sahip bir ürün. Arılar bu yapışkan ürünü kovandaki mikropları yok etmek ve ailesinin sağlığını korumak için kullanıyor. Hatta yapılan araştırmalar propolisin kanser karşıtı özellikleri olduğunu göstermekte.

Propolis dünyada bilinen en güçlü antioksidanlar arasında yer alıyor

 

Propolisin Faydaları Nelerdir:

* Bağışıklık sistemini destekler.

* Hastalık etkenlerine yönelik vücut direncinin yükseltilmesi amacıyla kullanılabilir.

* Antioksidatif etki açısından propolis diğer arı ürünleri arasında en yüksek etkiye sahiptir.

* Soğuk algınlığından korunmak amaçlı alınabilir.

* Akne ve uçuk için haricen kullanılır.

* Propolis kullanımı bademcik iltihabı, farenjit, larenjit için etkilidir.

* Ağız ve boğaz mukozası sorunları için hem oral olarak hem de gargara biçiminde kullanılır.

* Dişeti hastalıklarına karşı korucuyucu özelliktedir.

* Bioflavonoidler bakımından zengindir.

* Propolis ile ilgili yapılan araştırmalar bu maddenin ülserler, iltihaplı hastalıklar ve yanıklar için olumlu etkileri olduğu sonucunu ortaya koymuştur.

* Japon Kanser Araştırma kurulu tarafından 1991 düzenlenen toplantıda propolisin anti-kanser etkisiyle ilgili tebliğ sunulmuştur.

* Amerikada yapılan bir araştırmada propolisteki caffeic asit esterlerinin bağırsaktaki kanserli hücrelerin büyümesini inhibe edici özellikte olduğu görülmüştür.

* Yaraların iyileşmesinde hücre yenileyici olarak etkilidir.

* Mikroptan arındırıcı, bakteri üremesini durdurucu, iltihap giderici, mantarlara karşı etkili ve kas gevşetici etkileri vardır.

* Bakterilere karşı etkisi galangin, pinosembrin, kafeik asit ve ferulik asit içeriğinden, virüslere karşı etkisi kafeik asit, kersetin ve luteolinden, mantarlara karşı etkisi de pinobanksin, pinosembrin, kafeik asit, benzil ester, sakuretin ve pterostilbene ‘den kaynaklanmaktadır.

* Prostaglandinleri üreten enzimleri bloke edici özelliğiyle anti iltihapsal etkinliğe sahiptir.

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

cehennemi satın alan filozof

Bildiğiniz üzere yüzyıllar önce kiliseler cennetten topraklar satıyorlardı. Cahil halk ise, “ölünce cennette yerimiz hazır olsun” diye bu oyuna alet oluyor, böylece papazlar ve kilise zenginleşiyordu.

 

Ancak herkes öyle değildi. Bunun bir kandırmaca olduğunu, cennetten toprak satın alınamayacağını söyleyen Martin Luther mahkemeye çıkarılmıştı. Yargı, o zamanlar da dini kullananların elinde oyuncaktı. Duruşma sırasında Martin yargıçlara seslendi;

“Milleti cehennemle korkutup, cenneti para karşılığı satıyorsunuz. Sıkıysa cehennemi satsanız ya?”

 

Yargıçlardan biri sordu: “Cehennemi kim alır ki?”

 

Martin Luther “ben alıyorum, neyse parası vereyim” dedi.

Yargıçlar cehennemi Martin’e bedava verdiler!

Duruşma sonunda Martin kapının önüne çıktı ve duruşma sonucunu merak eden binlerce kişiye seslendi:

 

“Cehennemi satın aldım, benimdir. Bundan sonra oraya kimseyi almayacağım, korkmayın!”

 

Cehennem korkusu kaybolan halk böylece kilise baskısından kurtulmuştu.

Bundan sonra halk özgür beyinlere sahip olmaya başladı ve

Almanya aydınlanması 500 yıl önce böylece sıradan ve çok akıllı bir olayla başlamış oldu.

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Çizgiyi Kısaltmak

Öğretmen sınıftaki zeki ama aynı zamanda kıskanç öğrenciye sordu:

“Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?”

Öğrenci:

“Çünkü, onların beni geçmelerini istemiyorum. En iyi ben olmalıyım!” dedi.

Öğretmen masasından kalkıp, eline bir parça tebeşir aldı ve 15 cm. uzunluğunda bir çizgi çekti. Öğrencinin yüzüne bakıp bu çizgiyi nasıl kısaltırsın diye sordu. Öğrenci bir süre bu çizgiyi inceleyip çizgiyi birçok parçaya bölmekte olan birkaç cevap verdi. Öğretmen cevapları kabul etmedi ve yere ilkinden daha uzun çizgi çekti. 

Öğretmen:

“Şimdi birincisi nasıl görünüyor diye sordu?”

Öğrenci:

“Daha kısa” dedi. Başını eğdi.

Öğretmen:

Bilgini ve yeteneklerini arttırarak kendi çizgini uzatman rakibinin çizgisini bölmeye çalışmandan daha iyidir” dedi.

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Devrimci Kemal Atatürk

“Devrimci Kemal Atatürk, bizim esin kaynağımız oldu. 1919’da Anadolu’dan emperyalistleri atmak için, Bandırma gemisiyle Samsun’a çıktı. Büyük bir zafer kazandı. Biz de tam 40 yıl sonra, ülkemizden faşistleri kovmak için Granma gemisiyle Havana’ya çıktık. Biz de zaferle kucaklaştık.”

“Ben de devrim gerçekleştirdim. Ama Atatürk’ün yaptıklarını yapamazdım. Türkler sağdan sola doğru yazarken Harf Devrimi ile tam tersi yönde yazmaya başladı. Kıyafet Devrimi ve Medeni Kanun’la kadınlara getirilen statü çok önemliydi. Ona ve devrimlerine hayranım. Kendinize başka bir önder aramayın.” Fidel Castro

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Hinohara’dan uzun yaşam üzerine 12 tavsiye!

1. İyi beslenin.

“Uzun yaşayan herkesin -ulusu, ırkı veya cinsiyeti fark etmeksizin- ortak bir özelliği var: Hiçbiri fazla kilolu değil. Ben kahvaltıda kahve, bir bardak süt ve içinde bir kaşık zeytinyağı olan biraz meyve suyu içiyorum. Zeytinyağı hem damarlar için çok faydalı hem de cildimi sağlıklı kılıyor. Öğle yemeğinde ise süt ve birkaç kurabiye yiyorum. Meşgul olduğumda ise hiçbir şey yemem. İşime meşgul olduğum için hiç açlık hissetmem. Akşam yemeğinde sebze, biraz balık ve pilav yerim. Haftada iki kez de 100 gram yağsız et.”

2. Kısa yolu tercih etmeyin.

“Sağlıklı kalmak için her zaman merdivenleri tercih edin ve kendi eşyalarınızı kendiniz taşıyın. Ben kaslarımı harekete geçirmek için basamakları ikişer ikişer çıkarım.”

3. Gençlik enerjinizi yeniden keşfedin. 

“Enerji kendinizi iyi hissetmekten doğar; iyi yemek yemekten ya da çok uyumaktan değil. Çocukluğumuzu hatırlayalım, eğlenirken çoğunlukla yemek yemeyi ya da uyumayı unuturduk. Bu davranış biçimini yetişkinler olarak da sürdürebileceğimize inanıyorum. Bedeni öğle yemeği ya da uyku saati gibi kurallarla yormamak en iyisi.”

4. Kendinizi meşgul tutun. 

“Her zaman ilerisi için plan yapın. Benim ajandam şimdiden 2014’e kadar (5 yıl sonrası) derslerle ve olağan hastane işlerimle dolu.”

5. Meslek ahlakınız olsun.

“Emekli olmaya asla gerek yok. Ama emekli olmanız gerekiyorsa, bu 65 yaşından çok sonra olmalı.”

6. Topluma katkı sağlamaya devam edin. 

“Uzun yaşamak harika bir şey. 60 yaşınıza kadar aileniz için çalışmak ve amaçlarınızı gerçekleştirmek kolay. Ama 60’tan sonra topluma katkı sağlamak için çalışmalıyız. Ben 65’imden beri gönüllü olarak çalışıyorum.”

7. Sahip olduğunuz bilgiyi yayın.

“Bildiğiniz şeyi paylaşın. Ben yılda 100 ilkokul çocuğuna ve 4500 iş insanına toplamda 150 ders veriyorum. Genellikle 60 ile 90 dakika boyunca ayakta durup konuşuyorum; güçlü kalmak için.”

8. Diğer disiplinlerin de değerlerini öğrenin.

“Bilim tek başınayken insanları iyileştiremez ya da onlara yardım edemez. Bilim bizi bir arada kılar fakat hastalık bireyseldir. Her insan benzersizdir ve hastalıklarının kendi gönüllerinde bir yeri vardır. Hastalığı bilmek ve insanlara yardım edebilmek için yalnızca tıbbi bilimlere değil sosyal bilimlere ve görsel sanatlara da ihtiyacımız var.”

9. Kalbinizin sesini dinleyin. 

“Bir doktor size bir test yaptırmanızı ya da ameliyat olmanızı önerdiğinde, böyle bir prosedürü kendi eşine veya çocuğuna tavsiye edip etmeyeceğini sorun. Genel kanının aksine, doktorlar herkesi tedavi edemez. O halde neden gereksiz operasyonlarla acı çekesiniz? Ben müziğin ve hayvan terapisinin, doktorların hayal edebileceğinden daha çok işe yarayabileceğini düşünüyorum.”

10. Materyalizme direnin.

“Maddi şeyleri biriktirmek konusunda deli olmayın. Unutmayın: Sıranın ne zaman size geleceğini bilmiyorsunuz ve maddi şeyleri yanınızda götüremeyeceksiniz.”

11. İlham kaynaklarınız olsun.

“Bir rol model bulun onların yapabildiğinin de üzerine çıkmaya çalışın. Babam 1900’de Duke Üniversitesi’ne, A.B.D.’ye gitti. Kendisi öncü bir kişi ve benim kahramanımdı. Ardından başka yaşam rehberleri de buldum ve ne zaman sıkışsam, bu problemle onlar nasıl başa çıkardı diye kendime sordum.

 12. Eğlenmenin gücünü asla hafife almayın.

“Acı esrarengizdir ve onu unutmanın en iyi yolu eğlenmektir. Mesela bir çocuğun dişi ağrıyorsa, onunla bir oyun oynamaya başlarsınız ve anında ağrısını unutur. Hastaneler insanın temel ihtiyacını karşılamalıdır: Hepimiz eğlenmek istiyoruz. Bizim St Luke Hastanesi’nde müzik, hayvan terapisi ve sanat derslerimiz var.”

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn