Hinohara’dan uzun yaşam üzerine 12 tavsiye!

1. İyi beslenin.

“Uzun yaşayan herkesin -ulusu, ırkı veya cinsiyeti fark etmeksizin- ortak bir özelliği var: Hiçbiri fazla kilolu değil. Ben kahvaltıda kahve, bir bardak süt ve içinde bir kaşık zeytinyağı olan biraz meyve suyu içiyorum. Zeytinyağı hem damarlar için çok faydalı hem de cildimi sağlıklı kılıyor. Öğle yemeğinde ise süt ve birkaç kurabiye yiyorum. Meşgul olduğumda ise hiçbir şey yemem. İşime meşgul olduğum için hiç açlık hissetmem. Akşam yemeğinde sebze, biraz balık ve pilav yerim. Haftada iki kez de 100 gram yağsız et.”

2. Kısa yolu tercih etmeyin.

“Sağlıklı kalmak için her zaman merdivenleri tercih edin ve kendi eşyalarınızı kendiniz taşıyın. Ben kaslarımı harekete geçirmek için basamakları ikişer ikişer çıkarım.”

3. Gençlik enerjinizi yeniden keşfedin. 

“Enerji kendinizi iyi hissetmekten doğar; iyi yemek yemekten ya da çok uyumaktan değil. Çocukluğumuzu hatırlayalım, eğlenirken çoğunlukla yemek yemeyi ya da uyumayı unuturduk. Bu davranış biçimini yetişkinler olarak da sürdürebileceğimize inanıyorum. Bedeni öğle yemeği ya da uyku saati gibi kurallarla yormamak en iyisi.”

4. Kendinizi meşgul tutun. 

“Her zaman ilerisi için plan yapın. Benim ajandam şimdiden 2014’e kadar (5 yıl sonrası) derslerle ve olağan hastane işlerimle dolu.”

5. Meslek ahlakınız olsun.

“Emekli olmaya asla gerek yok. Ama emekli olmanız gerekiyorsa, bu 65 yaşından çok sonra olmalı.”

6. Topluma katkı sağlamaya devam edin. 

“Uzun yaşamak harika bir şey. 60 yaşınıza kadar aileniz için çalışmak ve amaçlarınızı gerçekleştirmek kolay. Ama 60’tan sonra topluma katkı sağlamak için çalışmalıyız. Ben 65’imden beri gönüllü olarak çalışıyorum.”

7. Sahip olduğunuz bilgiyi yayın.

“Bildiğiniz şeyi paylaşın. Ben yılda 100 ilkokul çocuğuna ve 4500 iş insanına toplamda 150 ders veriyorum. Genellikle 60 ile 90 dakika boyunca ayakta durup konuşuyorum; güçlü kalmak için.”

8. Diğer disiplinlerin de değerlerini öğrenin.

“Bilim tek başınayken insanları iyileştiremez ya da onlara yardım edemez. Bilim bizi bir arada kılar fakat hastalık bireyseldir. Her insan benzersizdir ve hastalıklarının kendi gönüllerinde bir yeri vardır. Hastalığı bilmek ve insanlara yardım edebilmek için yalnızca tıbbi bilimlere değil sosyal bilimlere ve görsel sanatlara da ihtiyacımız var.”

9. Kalbinizin sesini dinleyin. 

“Bir doktor size bir test yaptırmanızı ya da ameliyat olmanızı önerdiğinde, böyle bir prosedürü kendi eşine veya çocuğuna tavsiye edip etmeyeceğini sorun. Genel kanının aksine, doktorlar herkesi tedavi edemez. O halde neden gereksiz operasyonlarla acı çekesiniz? Ben müziğin ve hayvan terapisinin, doktorların hayal edebileceğinden daha çok işe yarayabileceğini düşünüyorum.”

10. Materyalizme direnin.

“Maddi şeyleri biriktirmek konusunda deli olmayın. Unutmayın: Sıranın ne zaman size geleceğini bilmiyorsunuz ve maddi şeyleri yanınızda götüremeyeceksiniz.”

11. İlham kaynaklarınız olsun.

“Bir rol model bulun onların yapabildiğinin de üzerine çıkmaya çalışın. Babam 1900’de Duke Üniversitesi’ne, A.B.D.’ye gitti. Kendisi öncü bir kişi ve benim kahramanımdı. Ardından başka yaşam rehberleri de buldum ve ne zaman sıkışsam, bu problemle onlar nasıl başa çıkardı diye kendime sordum.

 12. Eğlenmenin gücünü asla hafife almayın.

“Acı esrarengizdir ve onu unutmanın en iyi yolu eğlenmektir. Mesela bir çocuğun dişi ağrıyorsa, onunla bir oyun oynamaya başlarsınız ve anında ağrısını unutur. Hastaneler insanın temel ihtiyacını karşılamalıdır: Hepimiz eğlenmek istiyoruz. Bizim St Luke Hastanesi’nde müzik, hayvan terapisi ve sanat derslerimiz var.”

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Andre Gorz – Son Mektup

“Seksen iki yaşına yeni girdin. Hâlâ güzel, çekici, arzu uyandırıcısın. Elli sekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum. Son zamanlarda sana bir kez daha aşık oldum ve sadece benimkine değen bedeninin sıcaklığıyla dolan, kahredici bir boşluk taşıyorum göğsümün tam ortasında yeniden.

Geceleri bazen, boş bir yolda ve ıssız bir manzarada bir cenaze arabasının ardından yürüyen bir adamın karaltısını görüyorum. O adam benim. Cenaze arabasının taşıdığı ise sen. Senin yakılma törenine katılmak istemiyorum; elime, içinde küllerinin bulunduğu bir kavanoz vermelerini istemiyorum.

Nefesine kulak veriyor, hafifçe seni okşuyorum. İkimizin de dileği, diğerinin ölümünden sonra yaşamak zorunda kalmamaktı. Birbirimize sık sık söylediğimiz gibi, olmaz ya, eğer ikinci bir hayatımız olsaydı o hayatı da birlikte geçirmek isterdik.”

(Andre Gorz ve karısı Dorine 24 Eylül 2007’de  intihar etti.)

 

Ve Andre Gorz’den özlü sözler

“Aşk, toplumsal bir aykırılıktır. Çünkü bir insanı topluma yeğler ve totaliter rejimler için tehlike oluşturur. Nazizm ve Stalinizm’de, aşk bu yüzden topluma ihanet olarak kabul edilmiştir. Evlilik, toplumun aşkı zapturapta alabilmek için icat ettiği bir yöntemdir.” 

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

İnciler

“Ben sizden de değilim, diğerlerinden de; ben, ölüme dair yemin etmeyenlerden, tehdit savurmayanlardan, dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım. Ben hala şiir okuyanlardanım. Ben ölürken vatanını yahut dinini değil, ‘ sevgiliyi ’ düşünecek olanlardanım.”

 

“Hayat insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.”

 
(Gabriel García Márquez)

 

 

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Taksim Cumhuriyet Anıtı

TaksimGeziParkı

İstanbul’un sıfır noktasında bulunan anıt Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna adanmıştır.

Taksim meydanının adı İstanbul’a suların bu meydandan taksim yapılması nedeniyle verilmiştir.

Bu nedeniyle anıt havuz şeklinde tasarlamıştır.

Ancak 6 taksitle yaptırılan anıtın son taksiti parasızlık yüzünden ödenemeyince tamamlanmadan havuzsuz bir şekilde 1928 yılında açılmıştır.

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

LA LA LAND / AŞIKLAR ŞEHRİ

“Ama dediğine göre

Aynısını yaparmış yine

 

Hayali olanların şerefine

Ahmak görünseler de”

 

2016’nın en iyi filimlerinden biri olarak kabul edilen Aşıklar Şehri (özgün adıyla La La Land), Damien Chazelle tarafından yazılan ve yönetilen Amerikan romantik müzikal komedi-drama filmi. Filmin başrollerinde Ryan Gosling ve Emma Stone yer almaktadır.

İşte güzel müziklerinden biri:

 

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Denizanalarının ömrü kaç yıldır?

 Turritopsis Nutricula adlı denizanası ölümsüz mü?

Denizde yaşayan bir hayvan olan denizanaları omurgasızdır ve genelde denizde bir yere bağlanmadan serbestçe yaşar.Denizanalarının beyinleri bulunmamaktadır. Bunun yerinde sinir sistemleri ışığa ve kokuya duyarlı biçimde gelişmiştir.

Bilimadamları yaptıkları araştırmada, Turritopsis Nutricula adlı denizanasının yetişkinlikten sonra, genetik yapısını değiştirerek tekrar çocukluğuna döndüğünü ve bu sürecin sonsuza dek sürdüğü belirlemiş.

(https://www.webokur.net/forum/konu/deniz-anasi-kac-yil-yasar.23326/)
Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn