ABBAS

 

rakıHaydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalb ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

abbas cahit sıtkı tarancı1

CahitSıtkı TARANCI

10 yorum

  1. çok güzel yüreğinize sağlık kimide farkında olmaz sözleriyle sevdiğini öldürdüğünün sevdiğini öldürür ama sevdiğinin sevgisini öldüremez ama sevdiği öldüğü için sevdiğinin farkında olmaz…….

  2. ben istekte bulunmedan ferhat goçer fonda çalarken(http://www.youtube.com/watch?v=v97OAlbl-NQ)bu şiiri okumanızı tavsiye ederi.. Kulak verin sözlerime iyice,
    Herkes öldürebilir sevdiğini
    Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
    Kimi dalkavukça sözlerle,
    Korkaklar öpücük ile öldürür,
    Yürekliler kılıç darbeleriyle!
    Kimi gençken öldürür sevdiğini
    Kimileri ya?lı iken öldürür;
    şehvetli ellerle öldürür kimi
    Kimi altından ellerle öldürür;
    Merhametli kişi bıçak kullanır
    Çünkü bıçakla ölen çabuk so?ur.
    Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
    Kimi satar kimi de satın alır;
    Kimi gözyaşı döker öldürürken,
    Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
    Herkes öldürebilir sevdiğini
    Ama herkes öldürdü diye ölmez…

  3. Değişiklik güzel olmuş eline sağlık
    bide intizardan şarkı olsa bide sibel can dan kış masalı 🙂 🙂

  4. Takipleriniz ve yorumlarınız için teşekkür ederim.Bende edebiyatımızın nadide şirini tekrar okurken şiirin hikayetini merak ettim.

    Abbas
    Cahit Sıtkı askerliğini yedek subay olarak yapmak üzere birliğine gider.O yıllarda yedek subay sayısı az olduğundan her yedek subaya emir eri verilmektedir.

    Birliğine gittiğinde bölük yazıcısından künye defterini ister. Sırayla isimlere bakmaktadır bir isim dikkatini çeker. Abbas oğlu Abbas. Sakat çolak eli yüzünden çürüğe ayrılmış biridir Abbas. Talim bitiminde askerin yanına gönderilmesini ister.

    Öğle saatlerinde kapı çalınır. Karşısında civan mert yiğit biri selam çakıp;

    -Abbas oğlu Abbas Emret komutan! der.

    Aralarında söyle bir konuşma geçer.

    -Nerelisin?

    -Memleket Mardin, kaza Midyat komutan.

    -Sen benim emir erim olur musun?

    -Sen bilir komutan!

    Askere eşyalarını toplamasını ister ve kendi evinin altındaki boş yere taşınmasını ister. Zamanla askerin zekiliği sıcakkanlılığından etkilenir.

    Abbas her sabah erkenden kalkar Cahit Sıtkı ‘ ya kahvaltı hazırlar. Öğle yemeğini sormadan hazırlar. Tüm ihtiyaçlarını karşıdan bir istek gelmeden düşünüp yerine getirir. Erkenden kalkıp Cahit Sıtkı ‘ nın kıyafetlerini ütüler hazırlar ve evin temizliğini yapar. Akşamları olunca Cahit Sıtkı ‘ nın sevdiği yemek ve mezeleri hazırlar.

    Zamanla aralarında komutan asker ilişkisinden daha güçlü bir dostluk bağı oluşur. Bu saf ve temiz Anadolu çocuğundaki sadakat ve temiz yürekten etkilenmiştir Cahit Sıtkı…

    Zaman zaman karşısına alıp dertleşir ve bu Anadolu çocuğunun ruhunda gizli şeyleri keşfeder…

    Akşamları rakı sofrası kurup en güzel kızartma ve mezeleri hazırlar Abbas… Aralarındaki duygu bağları güçlenir. Böyle bir keyif geçesi akşamında alkollü Cahit Sıtkı sorar;

    -Sen İstanbul ‘ u bilir misin Abbas?

    -Bilir komutan.

    -Orda bir Beşiktaş var bilir misin?

    -Bilir komutan! Ben orda acemi birlikteydim.

    -Orda benim bir sevgilim var. Sen bana kaçırıp onu getirir misin?

    -Elbet komutan!

    Sabah olur Cahit Sıtkı bakar ki. Abbas yeni asker kıyafetleri giymiş, tıraş olmuş hazırlanmış.

    Cahit Sıtkı sorar;

    -Hayırdır Abbas neden böyle hazırlık yaptın?

    -Ben istanbul ‘a gidecek komutan!

    -Ne yapacaksın sen İstanbul ‘da?

    -Sen söyledi bana. Ben gidecek sana Sevgiliyi getirecek!

    Gözlerindeki hüznü ve gözyaşlarını gizlemek istercesine arkasını dönüp kapıyı çarpar ve çıkıp gider Cahit Sıtkı…

    Fakat bu mert askerin, yüreği sevgi dolu Anadolu çocuğunun samimiyeti ve sıcaklığından duygulanır.

    Akşam olur. Ağaç altında rakı sofrası kurdurur ve Abbas ‘ı karşısına oturtur.

    Birlikte yer içerler ve Cahit Sıtkı o meşhur şiirini kaleme döker!……

  5. bana yalan söylediler ….kaç yıl oldu dinlemeyeli taaaa eskilere götürdü ….nerden buldun nerden aklına geldi yaaa…..çoooook teşekkürler 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.