YARISI SANA

 

Yarım elma kalmıştı masada
İkiye böldü annem
Ben yarım elmayı yedim.
Annem kendi payını
öbür yarımı da böldü ikiye
ben yedim bir parçasını.
Gitgide daha küçük parçalara
bölüyordu annem.
Kendi payını

ama

o kadar küçüldü ki bölüne bölüne elma
Sonunda parmağını kesti zavallım.
Sordum ona;
“Neden yemiyorsun kendi payını ana?”
“Seninle bölüşmek için çocuğum.”
dedi.
“Yarısı sana.”

 

Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 

 

Anneler Günü ülkemizde ise 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katlanan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.

Anneler Gününün ilk kutlanma nedeni ise biraz dramatik bir öyküye dayanmaktadır,

Amerika’nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis’in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis’in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis’le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis’e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi.

Bu iki cümle, Jarvis’i çok etkiledi. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis’in annesine olan sevgisini azaltmadı.

Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil, severek anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu.
Paylaş