"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: Mutluluğun Resmi

Mutluluğun peşinden gitmek

gitmek

 

 

 

 

 

500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı
durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar
verdi. Herkese bir balon vererek başladı.
Herkes gazlı kalemle balonuna adını
yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve
bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde
üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları
söylendi. Herkes deli gibi kendi adını
aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir
birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı
oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu
bulamamıştı.
Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon
almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o
balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika
içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.
Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu
görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor
ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim
mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda
gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size
gelir. Ve insanların yaşam amacı da
budur…mutluluğun peşinden gitmek.”

 

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?

 

mutluluğun resmiAbidin Dino, Nazım Hikmet Ran ve çok sevdiği eşi Vera, Paris’te bir otel odasında kalmaktadır. Nazım Hikmet, gecenin bir yarısı eline kalemini almış eşi Vera’ya “Saman Sarısı” adlı şiirini yazmaktadır. Eşi Vera çoktan uyumuştur. Nazım ve Abidin, otel odalarının penceresinden Sen ırmağını gören çatı katındaki otel odalarının pencerelerinin başında oturmuşlardır. Abidin de bir yandan bir şeyler çizmektedir.

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?

İşin kolayına kaçmadan ama

Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil

Ne de ak örtüde elmaların

Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?

1961 yazı ortalarındaki Küba’nın resmini yapabilir misin

Çok şükür çok şükür bugünü de gördüm

Ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad?

 

Abidin Dino mutluluğun resmini yapmadı. Çünkü o da biliyordu ki, tek bir kare ile somutlaştırılamazdı mutluluk denen kavram. O mutluluğu sözcüklerle anlatma yolunu seçti. Yaşanmışlıklarının beraberindeki arzularının, hayallerinin içinde olduğu bir şiirle. İşte şiir:

 

Mutluluğun Resmi

Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna’nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim
Seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
Kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik meserret kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık
O günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler…
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız,
Anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi
Bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş,
Sürgün şehirler cennet.

İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi;
Ne boya…
Abidin Dino

 

Bir replik :     (-mutluluğun resmini yapabilir misin?
-yapamam…..
-olsun…..)

 

Şimdi sizlere iki tane “mutluluğun resmi” ni göstermek istiyorum.

1mutluluğun resmii

 

2mutluluğun resmi  🙂