Aşk Anıtı

askanıtıTac Mahal denince akla, “Aşk Anıtı” gelmektedir. On yedinci yüzyılda Babür İmparatorluğunun 6. hükümdarı Şah Cihan’ın, vefat eden eşi Mümtaz Mahal adına inşa ettirdiği muhteşem bir şaheserdir.

Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak görülen Tac Mahal aynı zamanda dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmektedir.

Şah Cihan, Cennet” tasvirini yapılaştırmak gibi ciddi bir iddiayla yola çıkmıştır.

İngiliz Lordu Edward Lear’ın “İnsanlar ikiye ayrılır: Tac Mahal’i görenler ve görmeyenler” sözleri bize bu yapının mükemmelliğini  ifade ediyor.

Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt taşmahalolarak görülen Tac Mahal aynı zamanda “hüznü”de anlatıyor.

 

 

Tac Mahal aslında bir türbedir. Büyük bir aşkın sembolü ve vefânın türbesidir.

 

 

 

 

Şah Cihan, Tac Mahal’in yapımı belki daha bitmeden oğlu tarafından devrilmiş ve hayatını Tac Mahal manzaralı odasında hapis hayatı yaşayarak geçirmiştir.

 

Ama aşkın ve hüznün birlikteliğini en iyi Ümit Yaşar Oğuzcan anlatır:

Aşk Heykeli

bir gün bu şehrin en yüksek tepesine
senin heykelini dikeceğim
limana yanaşan gemilerden önce sen görüneceksin
sen yol göstereceksin karanlıklarda
pullarda senin resmin olacak
vitrinlerde senin fotoğrafların
bu şehre gelenlere
önce seni gösterecekler
bense dilediğim gibi
günün her saatinde yalnız seni göreceğim
ve
karlı, soğuk bir kış günü
senin o duygusuz ayaklarının dibinde
can vereceğim.