HAN-I YAĞMA

 

yagmur-tevfik-fikret

Yüz sene önce Osmanlı nın son zamanlarını anlatan
Tevfik Fikret’in yürekli şiiridir.

100 yıl öncenin şiiri ama bu günümüze yazılmış gibi…

( Tevfik Fikret’in 100 yıl önce yazdığı bu eseri günümüz Türkçesi ile aktarımını Refik Durbaş şu şekilde yapmıştır.)

YAĞMA SOFRASI

Bu sofracık, efendiler;
ki yutulmayı bekleyen
önünüzde titriyor,
şu milletin hayatıdır;
şu milletin ki acılı,
şu milletin ki can çekişen!
Ama sakın çekinmeyin,
yiyin , yutun hapır hapır…
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca
Çatlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler çok açsınız
Bu yüzünüzden bellidir;
yiyin, yemezseniz bugün,
yarın kalır mı kimbilir?
Bu nimetler yığını,
Bakın gelişinizle övünür!
Bu hakkıdır gazanızın,
evet, o hakda elde bir…
Yiyin efendiler yiyin,
bu safa veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin
ne varsa ortalıkta say:
Soy, sop, şeref, gösteriş,
Oyun, düğün, konak, saray,
bütün sizin, efendiler,
Konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin,
Hazır hazır, kolay kolay…
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa
Hazmı yok zarar
Gösterişin gururu var
intikamın sevinci var.
Bu sofra sizin iltifatınızdan
parlaklık umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer
Bütün şu kanlı lokmalar…
Yiyin efendiler yiyin,
bu can veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı ülke
Verir ne varsa; malını
vücudunu, hayatını,
umudunu, hayalini,
Bütün ferahlığını,
Gönlünün bütün sevincini.
Hemen yutun,
Düşünmeyin haramını, helalini…
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu,
Kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner
bugün çıtırdayan ocak!
bugün mideler güçlü,
bugün çorbalar sıcak,
atıştırın, tıkıştırın
kapış kapış, çanak çanak…
Yiyin efendiler yiyin,
bu yiyecek dolu sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!