Andre Gorz – Son Mektup

“Seksen iki yaşına yeni girdin. Hâlâ güzel, çekici, arzu uyandırıcısın. Elli sekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum. Son zamanlarda sana bir kez daha aşık oldum ve sadece benimkine değen bedeninin sıcaklığıyla dolan, kahredici bir boşluk taşıyorum göğsümün tam ortasında yeniden.

Geceleri bazen, boş bir yolda ve ıssız bir manzarada bir cenaze arabasının ardından yürüyen bir adamın karaltısını görüyorum. O adam benim. Cenaze arabasının taşıdığı ise sen. Senin yakılma törenine katılmak istemiyorum; elime, içinde küllerinin bulunduğu bir kavanoz vermelerini istemiyorum.

Nefesine kulak veriyor, hafifçe seni okşuyorum. İkimizin de dileği, diğerinin ölümünden sonra yaşamak zorunda kalmamaktı. Birbirimize sık sık söylediğimiz gibi, olmaz ya, eğer ikinci bir hayatımız olsaydı o hayatı da birlikte geçirmek isterdik.”

(Andre Gorz ve karısı Dorine 24 Eylül 2007’de  intihar etti.)

 

Ve Andre Gorz’den özlü sözler

“Aşk, toplumsal bir aykırılıktır. Çünkü bir insanı topluma yeğler ve totaliter rejimler için tehlike oluşturur. Nazizm ve Stalinizm’de, aşk bu yüzden topluma ihanet olarak kabul edilmiştir. Evlilik, toplumun aşkı zapturapta alabilmek için icat ettiği bir yöntemdir.” 

İnciler

“Ben sizden de değilim, diğerlerinden de; ben, ölüme dair yemin etmeyenlerden, tehdit savurmayanlardan, dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım. Ben hala şiir okuyanlardanım. Ben ölürken vatanını yahut dinini değil, ‘ sevgiliyi ’ düşünecek olanlardanım.”

 

“Hayat insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.”

 
(Gabriel García Márquez)

 

 

HİTİT DUASI

Hititlerin M.Ö.2000 yılındaki duvar yazısından:

 

“Tanrım,

Beni yavaşlat,

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…

Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telâşlı hızımı dengele…

Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükûnetini ver .

Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği,

belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.

Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…

Anlık güzellikleri yaşayabilme sanatını öğret;

Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı,

güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı,

güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,

balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret…

Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.

Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini,

yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…

Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.

Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi

büyümesine bağlıdır…

Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı

değerlerine doğru göndermeme yardım et.

Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha

sağlıklı olarak yükseleyim.

Ve hepsinden önemlisi…

Tanrım,

Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,

İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver

ZAFER

Zafer, ‘zafer benimdir’ diyebilenlerindir. Mustafa Kemal Atatürk

 

“Bir millet düşünmeye başlarsa, onun zaferini hiçbir güç engelleyemez.” Voltaire

 

“Kazananlar, sadece, bir kez daha deneyen kaybedenlerdir.” George Moore

 

“Her zaman savaşlarınızı kazanamazsınız; ama savaştığınızı bilmek yine de iyidir.” Marjorie Holmes

 

“Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür.” Albert Camus

 

“Kaybettiğin tek savaş, uğrunda savaşmaktan vazgeçtiğindir.” Che Guevara