Albert Einstein Sözleri

EinsteinAlbert Einstein

(14 Mart 1879 – 18 Nisan 1955) Yahudi asıllı Alman teorik fizikçi. Özel görelilik ve genel görelilik kuramları ile iki yüzyıldır Newton mekaniğinin hakim olduğu uzay anlayışında bir devrim yaratmıştır. Einstein hayatı boyunca 300’den fazla bilimsel makale yayınlamıştır, ayrıca 150’den fazla bilim dışı çalışmaları da olmuştur. Başarıları ve eserleri nedeniyle Einstein sözcüğü, “dahi” ile eşanlamlı kullanılmaya başlanmıştır.

                             ♥

Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır.

Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor

Bilim atom bombasını üretti, fakat asıl kötülük insanların beyinlerinde ve kalplerindedir

Bir insanın zekası cevaplarından değil; sorduğu sorulardan anlaşılır.

Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı.

Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; kötülük yapanlar yüzünden değil, durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden.

Delilik aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuçlar beklemektir.

Eğitim, insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalandır

En değerli kişiler alçakgönüllü olanlardır.

Sorunlar, onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez.

 

                                         ♥♥♥

 

SEÇMELER

image

Nereye gidersen git,bütün yüreğinle git
                                                 Konfüçyüs

              

image

  

Aşk duyguların şiiridir.
                                           Balzac

George Carlin

George CarlinPolitikacıları unutun. Onlar önemsiz.

Politikacılar size seçim hakkı tanındığı fikrini sürdürmek için varlar.

Hakkınız yok. Seçim hakkınız yok. Sahipleriniz var. Size sahipler. Her şeye sahipler. Bütün önemli topraklara. Kolektif şirketleri denetliyorlar ve sahipleriler.

 

 


 

 

 

MEVLANA’DAN SÖZLER

 

ÇEŞME

 

 

“Hiçbir şey göründüğü gibi

değildir; Bugün hayat veren su,

yarın sizi boğabilir.”

 

 

Ne olursan ol, göründüğün kadarsın.SEN

Nasıl görünürsen görün

Karşındakinin seni gördüğü kadarsın..

 

 

 

KAHVE

 

 

 

Sen benim gönlümde oldukca,yemendede olsan benim yanımdasın…
Eğer sen benim gönlümde değilsen, yanımdada olsan yemende sayılırsın. .

KIZILDERİLİ ATASÖZLERİ

  • Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi çarığının içine bak
  • Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.
  • Eğer bir ülkede gölgelerin boyu insanların boyunu geçmişse o ülkede güneş batıyor demektir.
  • Fakir olmak, şerefsiz olmaktan daha küçük bir meseledir.
  • İnsan iki ruhludur içinde bir iyi köpek birde kötü köpek kavga eder. Hangisini daha çok beslersen o kazanır
  • İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.
  • İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez.
  • Kaybetmeyi ahlaksız bir teklife tercih et. İlkinin acısı bir an, diğerinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer.

  •    Aşkı tanıdığında, Yaratıcı’yı da tanırsın
  • Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.

 

İnciler

Demişler ama bence:
“Sevgilinin bakışı farklıdır”

 

Konu ile ilgili bir hikaye:Birgün kendini bilmez bir halde çok sevdiğim yeşilliklere boğulmuş mekânıma doğru gidiyorum. Önüme bir araba çıksa kenara çekilmem o kadar dikkatsizim. Biraz daha bu hâlde yoluma devam ettim. Başımı kaldırıp insanların neler yaptığına bakmaya başladım. Çoğu benden farklı değildi. Neyseki artık gelmiştim. O güzelim yerde nefes almak, oturmak çok bambaşka… Yeşillikler arasında o çiçek kokuları, ağaçlar, deniz ve tahta masa- sandalyeler. İşte yaşadığını anlamak…Arkadaşımı beklerken boş masa bulamamış bir amca, benim masama oturdu. Emekli öğretmenmiş. Sohbet etmeyi çok sevdiği anlaşılıyordu. O konuşuyor ben yorum yapıyordum. Öğretmenlik anılarını anlattı. Kopya çeken çocuklar, ders kaynatma çalışmaları, şımarık çalışkanlar… Bir süre böyle devam etti muhabbetimiz.Biraz bekledikten sonra;
– “Kaç yaşındasın kızım.”
– “20”
– “Ben o yaşta evlenmiştim.”Sonra gözümün içine bakarak;
– “Kızım sevmek mi istersin sevilmek mi?” dedi. “Bu soru evet göreceli. Kimisi sevmek der kimisi sevilmek.”

Ben ne cevap vereceğimi bilemedim.
– “İkisini istesem çok şey mi istemiş olurum?”
– “İkisi sunulmadı. Sana sadece birini seçme hakkı veriliyor.”

Düşünüyorum düşünüyorum cevapsızım. Sevilmek evet çok güzel. Sen sevmedikten sonra o seni sevse nolur. Ya sevmek? Eğer karşındakinin seni sevmediğini anlarsan o da acı verir. Peki cevap ne vermeliydim.
Ben karşımdakinin beni sevmediğini öğrendiğimdeki acıyı tatmak pahasına da olsa sevmeyi seçtim. Hani bir söz vardır ya “Sevmek güzeldir, seviyorsa sevilen” bu sözde ki gibi sevgi karşılıklı güzeldir elbette. Fakat bana karşılıklı sevme seçeneği sunulmamıştı. Sevmek, tanımını kimsenin yazamadığı, yazmaya çalıştığı kendince belki… Fakat tanımlanamayan kelimelerden değil midir?

Tamam ben cevabımı vermiştim. Sevmekti cevabım. Peki ama neden böyle bir soru sormuştu bana…
– “Evet cevabım SEVMEK. Bu sorunun yanıtını sizde verecek misiniz?”
– “Tabiki kızım. Bundan 35 yıl önce çok yakışıklıydım. Bakma şimdi yaşlandım. Kızlar peşimi bırakmazdı. Çok ama çok çapkındım. Hep sevildim. Sonunda aile baskılarıyla beni seven ilerde seveceğimi düşündüğüm biri ile evlendim. Olmuyormuş. Ömrümün yarıdan fazlasını birgün severim ümidiyle geçirdim. Eşim beni çok sevdi. Beni baba etti. Çok düzgün ahlaklı çocuk yetiştirdi. Bana saygıda birgün kusur etmedi. Tabiiki ben de ona bir saygısızlık etmedim. Onu sevmediğimi hissetmesin diye çok uğraştım. Geçen gün karımı toprağa verdik. Ölmeden önceki son konuşmamızda bana ‘Sana çok teşekkür ederimki beni bu hayatta mutlu ettin. Anne olmamı sağladın. Beni bilerek hiç üzmedin. Senin beni sevmeni sağlayamadım ama seni çok sevdim’ dedi. Meğer anlamış onu sevmediğimi. Aslında sevemediğimi.”
– “Peki hiç mi aşık olmadınız hiç mi birini sevmediniz?”
– “Gençliğimde oldum elbette.”
– “Peki niye onunla evlenmediniz?”
– “Çünkü o başkasını seviyordu. Ona söyleyemedim sevdiğimi. Onun için kızlarla hep gönül eğlendirdim. Olmadı sevemedim aşık olamadım ondan başka.”
– “Ne mutlu size ki sizi çok seven biri ile evlenmişsiniz. Onu her ne kadar sevmeseniz de çok sevilmişsiniz.”
– “Evet kızım haklısın ama ben senin gibi düşünmediğim, SEVİLMEK şıkkını seçtiğim için olmadı. Senin aklın bende olsaydı o zamanlar, bu hataya düşmezdim. İstemeden onada hakettiği mutluluğu yaşatamadım. Ben sevilmeye doydum ama sevmeye hala açım kızım.”

Konuyu değiştirmeye çalışıyorum. Olmuyor, değişmiyordu konu. Çünkü morali çok bozulmuştu. O sırada arkadaşım gelmiş, olanlardan habersiz öylece dinliyordu. Amca bize iyi gün dileklerinde bulundu ve uzaklaştı.

Şimdi ben arkadaşıma sordum.
– “Sevmek mi istersin sevilmek mi?”
– “İkisi de”
– “Sana tek seçenek seçme hakkı sunuyorum.”
– “İkisini de bulana kadar yılmam. Ben ikisini de istiyorum.”

Peki sizce sevmek mi sevilmek mi?
Unutmayın tek seçenek…
Sevmeniz ve sevilmeniz dileğiyle…

(Alıntıdır)