Emre Aydın – Afili Yalnızlık

İstek üzerine Emre Aydın

Ölsem (ölsem), ölsem (ölsem), ölsem… hemen şimdi
Kaçsam (kaçsam), gitsem (gitsem), kaçsam… tam da şimdi

Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik bırakmıyor acıtmadan
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan

Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm…

Cem Adrian – Tanrı’nın Elleri

sadece dinle..

Rüzgar eserken yapraklar dökülür
O berrak yüzünden bir damla süzülür
Bu ayrılık, bu ayrılık kalbindeki en büyük yaradır artık

Ve güneş batarken, çocuklar uyurken
Baş uçumda bekleyen yorgun bir melektir
Ve her gece sabret diye
Saçlarımda dolaşan tanrının elleridir

Ne büyük ne derin ne siyah ne keskin
Ayrılık gibi o kırılgan gözlerin

Sigaramın Dumanı

 

sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevgilim incitir beni
yokluğuna ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
yokluğuna ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
gitme gitme gittğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevgilim incitir beni
akşam vakti sardı yine hüzünler

kalbim yangın yeri gel kurtar beni senden
akşam vakti dolaştım sokaklarda
yırtık bir afiş seni gördüm duvarda
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
yokluğuna ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni

ÇAGRI