Taksim Cumhuriyet Anıtı

TaksimGeziParkı

İstanbul’un sıfır noktasında bulunan anıt Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna adanmıştır.

Taksim meydanının adı İstanbul’a suların bu meydandan taksim yapılması nedeniyle verilmiştir.

Bu nedeniyle anıt havuz şeklinde tasarlamıştır.

Ancak 6 taksitle yaptırılan anıtın son taksiti parasızlık yüzünden ödenemeyince tamamlanmadan havuzsuz bir şekilde 1928 yılında açılmıştır.

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

LA LA LAND / AŞIKLAR ŞEHRİ

“Ama dediğine göre

Aynısını yaparmış yine

 

Hayali olanların şerefine

Ahmak görünseler de”

 

2016’nın en iyi filimlerinden biri olarak kabul edilen Aşıklar Şehri (özgün adıyla La La Land), Damien Chazelle tarafından yazılan ve yönetilen Amerikan romantik müzikal komedi-drama filmi. Filmin başrollerinde Ryan Gosling ve Emma Stone yer almaktadır.

İşte güzel müziklerinden biri:

 

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Denizanalarının ömrü kaç yıldır?

 Turritopsis Nutricula adlı denizanası ölümsüz mü?

Denizde yaşayan bir hayvan olan denizanaları omurgasızdır ve genelde denizde bir yere bağlanmadan serbestçe yaşar.Denizanalarının beyinleri bulunmamaktadır. Bunun yerinde sinir sistemleri ışığa ve kokuya duyarlı biçimde gelişmiştir.

Bilimadamları yaptıkları araştırmada, Turritopsis Nutricula adlı denizanasının yetişkinlikten sonra, genetik yapısını değiştirerek tekrar çocukluğuna döndüğünü ve bu sürecin sonsuza dek sürdüğü belirlemiş.

(https://www.webokur.net/forum/konu/deniz-anasi-kac-yil-yasar.23326/)
Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimse Bilmez

Ömer Hayyam’ın Kimse Bilmez Rubaisi:

Bulut geçti, göz yaşları kaldı çimende

Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?

Seher yeli eser, yırtar eteğini gülün;

Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün

Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?

Kimse bilmez, kimse bilmez.


ya da;

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Bilge Sözler

Duygularınızı yaptığınız işe dahil edin  (Richard Branson)


Eğer iyi oynarsanız,ödülünüz bir el daha oynamak olur (Bill Gates)

 



Kalite, kimse size bakmıyorken doğru olanı yapmaktır (Henry Ford)

 



Sorunlar   onları   yaratanların   mantığı    ile   çözülemez  

(Albert Einstein)


 

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Zu San Li

İnsanların da bilgisayar gibi ‘yeniden başlat’ tuşu varmış!

Çin Tıbbına Göre 140 Yaşına Kadar Yaşamak İstiyorsanız ”Zu San Li” Noktasına Her Gün Basmalısınız…

Japon olan Zu San Li, uzun yıllar önce babasından, şu anda ‘uzun ömür noktası’ veya ‘yüz hastalığın noktası’ şeklinde tanımlanan çok değerli bir bilgi almış. Efsaneye göre babasının tavsiyesine uyan Zu San Li, her gün bu noktaya masaj yapmış ve onlarca imparatorun doğumuna ve ölümüne şahit olacak kadar uzun yaşamış. Efsaneden emin olmak mümkün olmasa da; bu noktaya masaj yapmak, Uzak Doğu’nun binlerce yıldır uygulanan en eski tedavi metotlarından biri… Çin tıbbında vücut bir enerji sistemi olarak görülür ve masaj organların fonksiyonel aktivitelerini ve enerji akışlarını etkileyebilir.

Zu San Li noktasını aktive etmek ise yenilenme ve iyileşme etkisi yaratabilir, yaşlanmayı önleyebilir. Çin’de bu nokta ‘uzun ömür noktası’ olarak bilinirken, Japonya’da da ‘yüz hastalığın noktası’ olarak bilinir.

zu-san-li Bunun nedeni ise Zu San Li noktasının, bedenimizin alt yarısındaki organların çalışmasını kontrol etmesidir. Adrenal bezleri, böbrekler, cinsel organlar ve sindirim kanalının uygun bir şekilde çalışmasından sorumlu bölümlerin içinden geçen omuriliğin fonksiyonlarını yönetir. Zu San Li noktasına masaj yaparak insan sağlığının koruyucusu rolünü üstlenen en güçlü salgı bezleri olan adrenal bezlerinizin (böbrek üstü bezleri) aktivitesini artırmış olursunuz.

Kan basıncının dengelenmesi, insülin  glikoz seviyelerinin dengelenmesi, vücuttaki inflamasyonun azaltılması ve bağışıklık sisteminin düzenlenmesi gibi çok önemli yararlarının bulunduğu da söylenir. Ayrıca, sağlıklı sindirim sistemi, bağırsak ve sindirim sorunlarının giderilmesi, felç sonuçlarının tedavisi, özgüven kazanılması, stres ve tansiyonun üstesinden gelinmesi ve içsel denge için çok yararlıdır.

Zu san li noktasına masaj yapmanın cinsel güçsüzlüğe, hıçkırığa, kabızlığa, gastrite ve idrar kaçırmaya da iyi geldiği düşünülüyor. Hatta bağışıklık sistemini güçlendiren bu masajın daha fit ve sağlıklı bir bedene sahip olmayı da sağladığına inanılıyor.

Bu masajın, sabah saatlerinde, öğle yemeğinden önce yapıldığında daha etkili olduğu söyleniyor. Her diz için saat yönünde dairesel hareketlerle (parmağınızı yavaşça bastırarak ve bastırdığınız noktada bir süre kalarak) yaklaşık 10 dakika kadar yapılması gerekiyor.

Akşamları Zu San Li noktasına saat yönünün tersine masaj yapanların haftada 400-500 gr kilo verdikleri de söyleniyor. Yeni Ay zamanı masajın etkisinin arttığı da akupresur uzmanlarının iddialarından biri. Zu San Li noktasına masajı Yeni Ay’dan 8 gün önce her sabah yapmaya başlarsanız yaşlanma sürecini yavaşlatması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve yukarıda saydığımız faydaları sağlaması söz konusu.

Öğle yemeğinden önce bu noktaya yapacağınız masaj hafızanızı, kardiyovasküler ve sindirim sisteminizi de güçlendirebileceği ifade ediliyor. Öğleden sonra ise stres, baş ağrısı, huzursuzluk, uykusuzluk için bu masajı yapılabiliyor.

_Alıntıdır_

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

DOSTLUK

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği, bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar. Adam çok susamıştı. Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular. Rengârenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın. Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:

“Affedersiniz… Burası neresi?”
Kadın ona gülümsedi:
“Burası Cennet, efendim.”

Adam bunun üzerine sevinçle:
“Harika!” dedi. “Peki bana biraz su verebilir misiniz? Ge rçekten çok susadım.”
Kadın cevap verdi:
“Tabi efendim, içeri girin… İçeride dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz.”
Adam köpeğine döndü:
“Hadi oğlum içeri giriyoruz,” diyerek kapıya yürüdü… Ama kadın onu birden durdurdu:
“Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez. Hayvanları içeri almıyoruz…”

Bunun üzerine adam bir an durdu; düşündü ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular. Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla, yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı…

Adam sordu:
“Affedersiniz. Bana biraz su verebilir misiniz?”
Dede:
“İçeri gel.” dedi. “Kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir çeşme var…”
Adam sordu:
“Peki arkadaşım da benimle gelip oradan içebilir mi?”
Dede:
“Tabii…” dedi. “Çeşmenin yanında köpeğ inin de su içebileceği bir kâse bulacaksın…”

Bunun üzerine adam kapıdan girdi. Biraz yürüdükten sonra sağ taraftaki çeşmeyi buldu. Adam çeşmeden, köpek de oradaki kâseden kana kana içerek susuzluklarını giderdiler.

Derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
“Su için çok teşekkür ederim. Peki, burası neresi?”
Dede:
“Burası Cennet.” dedi.

Bunu duyan adam şaşırdı:
“Ama nasıl olur? Az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler.”
Dede:
“Şu rengârenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?” dedi. “Orası Cehennem.”

Adam iyice şaşırmıştı:
“Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz?”

Dede gülümsedi:
“Kızmıyoruz. Çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet’ten uzak tutuyorlar.”

Dostlarınızı Yarı Yolda Bırakmayın.

(ALINTIDIR)

Paylaşmak Güzeldir...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn