Sabahattin Ali

”Aldırma gönül” şairi

Sabahattin Ali 114 yaşında!

“Herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim.” diyen güzel insan.

Sabahattin Ali’yi doğum gününde çok sevdiğim bir şiiri ile anmak istedim:👌👍

KARA YAZİ

geçmedi yare sözümüz
yollarda kaldı gözümüz
yere sürüldü yüzümüz
böyleymiş karayazımız. 

çiçekler açılmaz oldu 
pınarlar içilmez oldu 
yar bize gülmez oldu 
böyleymiş kara yazımız. 

yalnız ona yar demiştik 
onda bir şey var demiştik 
o bizi anlar demiştik 
böyleymiş kara yazımız.

hey gönül gene bu gece
kederim geceden yüce
gel susalım beraberce
böyleymiş kara yazımız.

Hasret

Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, 
belini sarmayalı, 
gözünün içinde durmayalı, 
aklının aydınlığına sorular sormayalı, 
dokunmayalı sıcaklığına karnının. 

Yüz yıldır bekliyor beni 
bir şehirde bir kadın. 

Aynı daldaydık, aynı daldaydık. 
Aynı daldan düşüp ayrıldık. 
Aramızda yüz yıllık zaman, 
yol yüz yıllık. 

Yüz yıldır alacakaranlıkta 
koşuyorum ardından.

(Memleket hasreti ile yanıp tutuşurken vatan haini ilan edilen Nazım Hikmet e saygıyla)

Doğru Zaman Ne Zaman?

New York, California’dan 3 saat ileride.
Ancak bu California’yı yavaş yapmaz.

Kimi 22 yaşında mezun olur, iyi bir iş bulmak için 5 yıl bekler.
Kimi 25 yaşında CEO olup, 50 yaşında ölürken; kimi 50 yaşında CEO olur, 90’ı görür.
Kimi evlenirken, kimi bekar kalır.
Obama 55 yaşında emekli oldu.
Trump 70 yaşında göreve başladı.

Dünyadaki herkes ‘kendi zamanına’ göre yaşar.
Çevrendeki bazı insanlar senden bir adım ileride gözükebilir. Bazıları ise senin gerinde gözükebilir.
Ancak herkes kendi yarışında, kendi zamanındadır.
Geç kalmadın, erken de değil.
Sadece kendi zamanında yaşıyorsun
.

ÜÇ DİL

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil

Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime arslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelimede bir kat daha artacaksın

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın insanı sömürmesi
Rezilliğin dik alası demesini
Ne demesi be
Gümbür gümbür gümbür demesini becereceksin

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernuş
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.

BEDRİ  RAHMİ EYÜBOĞLU


(Mernuş:Neyzen Tevfik'in köpeginin adı)

RÜZGAR BİZİ GÖTÜRECEK

RÜZGÂR BİZİ GÖTÜRECEK
küçücük gecemde benim, ne yazık
rüzgârın yapraklarla buluşması var
küçücük gecemde benim yıkım korkusu var

dinle
karanlığın esintisini duyuyor musun?
bakıyorum elgince ben bu mutluluğa
bağımlısıyım ben kendi umutsuzluğumun

dinle 
karanlığın esintisini duyuyor musun?
şimdi bir şeyler geçiyor geceden
ay kızıldır ve allak bullak
ve her an yıkılma korkusundaki bu damda
bulutlar sanki, yaslı yığınlar misali
yağış anını bekliyorlar

bir an
ve sonrasında hiç.
bu pencerenin arkasında gece titremede
ve yeryüzü giderek durmada
bu pencerenin arkasında bir bilinmez
seni ve beni merak ediyor
ey baştan aşağı yeşil!
yakıcı anılar gibi ellerini,
bırak benim aşık ellerime
ve dudaklarını
varlığın sıcak duygusunu
benim sevdalı dudaklarımın okşayışına bırak
rüzgâr bizi götürecek
rüzgâr bizi götürecek.
                  Furuğ FERRUHZAD

HİTİT DUASI

Hititlerin M.Ö.2000 yılındaki duvar yazısından:

 

“Tanrım,

Beni yavaşlat,

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…

Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telâşlı hızımı dengele…

Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükûnetini ver .

Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği,

belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.

Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…

Anlık güzellikleri yaşayabilme sanatını öğret;

Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı,

güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı,

güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,

balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret…

Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.

Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini,

yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…

Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.

Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi

büyümesine bağlıdır…

Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı

değerlerine doğru göndermeme yardım et.

Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha

sağlıklı olarak yükseleyim.

Ve hepsinden önemlisi…

Tanrım,

Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,

İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver